Yıllık İzin

2013-08-25 21:16:00

    Yaklaşık beş ay sonra emektar blogumda tekrar yazıyorum. Emektar diyorum, çünkü bu blogu açalı 7 sene oldu. İçerik olarak yoğun bir blog olmadığına bakmayın. Aklıma birden birşeyler yazma isteği gelirse, elimin altında bir nevi acil yardım butonu gibi imdatıma koşacak şekilde hazır bekletiyorum. Bazen unutur 5 ay, 6 ay uğramam bloguma.. Çok yazan birisi değilim. Yazmanın kolay bir iş olduğunu düşünmüyorum. En azından bana göre bu böyle. 

     Neyse bu yazımda kullandığım yıllık izinle ilgili başımdan geçen birkaç olaydan bahsedeceğim. İnfaz koruma memuru olarak meslek hayatında 2,5 seneyi geride bıraktım. İşimiz infaz kurumlarında düzeni sağlayabilmek, mahkum ve tutukluların cezaevinde kaldığı süre boyunca cezalarını sorunsuz ve ıslah edici şekilde çektirebilmek. Bu meslek tabiki yıpratıcı, zor bir memuriyet. Ama insan şükretmeli, gidebilecek bir işimiz var, işleyişe de adapte olabildik.  

      Yıllık izne ayrıldım. Memleketimde geçirdim yaklaşık 3 haftayı. İzinde başıma gelen ilk olay; hafif bir trafik kazası oldu. Kullandığım araçla kavşağa dikkatsiz bir biçimde girdim. Kendi yolunda giden bir araca çarptım. Allah'a şükür ki sağlık bakımından kimseye birşey olmadı. Arabadan inince karşı arabanın sahibiyle durum kritiği yaptık. Karşı taraf da soğukkanlı ve sakin yaklaştı olaya. Bu bakımdan şanslıydım, zor birisiyle karşılaşıp kazanın sinir harbine dönüşmesi isteyebileceğim en son şeydi. Raporları tuttuk ve aracımı servise gönderdim.

      Arabanın serviste olduğu süre içinde gidilebilecek yerlere de toplu taşıma araçlarıyla gitmek zorunda kaldım. Toplu taşıma araçları tabiki toplumun ulaşım ihtiyacını karşılayan en iyi çözüm, bu çözümü küçümsemiyorum ama, kendi aracımdan mecburiyet dolayı ayrılıp toplu taşımanın getirdiği zaman ve hareket kısıtlaması canımı sıktı. İznim arabasız geçti.  Fazla gezinti yapamadım ve gitmem gereken düğünlere kendimce oluşturduğum konformizmden mahrum kalarak gittim. İnsanın kendi aracı ile bir yere gitmesinin rahatlığı çok ayrı birşey.. 

    Bu yıllık iznimde belki bedenen çok dinlendim ama kafam hep arabamda idi. Arabanın evrak işleri, prosedürler derken, tamirat tutarı da cebimden giden ayrı bir ziyan oldu. Yaşadığım kaza bilgisizlikten değil, aksine aşırı güvenden kaynaklandı diyebilirim. Siz siz olun, kaç yıllık sürücü olursanız olun, dikkati hiçbir zaman elden bırakmayın. Ve yolda planlarınız dışında bir sıkıntıyla karşırsanız anlık kararlar verin. Kararsızlık çok tehlikelidir trafikte. Sonra, değerli vaktiniz ve paranız boşa gidebilir. 

     Kendize iyi bakın, kazasız belasız, iyi günler...

                            

                                                                                                     Samet TURAN,  25 Ağustos 2013

                                                                                                                                                                   

0
0
0
Yorum Yaz